SUYA DAİR:

Üzerinde yaşadığımız Dünya’mızın %70 lik bölümü denizler ve okyanuslarla kaplıdır. Dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı’nın zirvesi 8.848 metre iken okyanusların en derin noktası olan Mariana Çukuru’nun derinliği 10.944 metredir. Güneş ışığının denizlerde 1000 metrelik bir mesafeye kadar nüfuz edebildiğini düşünürsek yaklaşık 10 kilometrelik karanlık ve bilinmeyen bir dünya.

Ülkemiz denizlerle sarılmış bir coğrafyada yer almasına karşın insanımız suya karşı hep korku ile yaklaşmış belki de göçebe ve karaya bağlı bir toplum olmaktan kaynaklanan köklerimizden dolayı deniz ile ilişkimiz her zaman sınırlı kalmıştır. Ege ve Akdeniz bölgelerimizde yaşayan insanların denize yakın olan topraklarını kız çocuklarına; daha iç kısımlarda yer alan ve daha değerli gördükleri toprakları ise erkek çocuklarına miras olarak vermeleri daha sonra turizmin gelişmesi ile kıyı arazilerinin değerlenmesi sonucu  zengin damat ve kızların ortaya çıkmasına neden olmuştur. ‘’Ev yap tuğladan, kız al Muğla’dan’’ deyiminin de bu gerçekliğin sonucu ortaya çıktığı söylenmektedir.

İnsanoğlu suyun içerisinde yaşamaya uygun olarak yaratılmamıştır. Ancak merak ve bilinmezleri keşfetme arzusu insanların özel ekipmanlar geliştirerek deniz altına inmesine neden olmuş, günümüzde özel yapım denizaltılarla insanlı olarak okyanusun 7000 metrelik derinliklerine kadar inilerek hiç ışık olmayan ve yüzlerce bar basınç altında yaşayan kendi ışığını üreten ya da farklı duyuları gelişmiş yeni türler keşfedilmektedir.

İnsanların su altını keşfetmeye başlaması ile birlikte gördüklerini başkalarıyla paylaşma isteği su altı fotoğrafçılığı ve görüntüleme yöntemlerinin gelişmesine neden olmuş günümüzde birçok insan su altında fotoğraf ve video görüntüleri çekerek bunları diğer insanlarla paylaşmaktadır.

Ben de suyu ve denizi keşfetme arzusuyla eşim Sibel BULUT ÇAKIR ile birlikte 2013 yılında dalış eğitimi alarak su altına girmeye başladım. Şu anda her ikimizde iki yıldız seviyesinde dalıcıyız.  Su altının güzelliklerini gördükçe bu güzellikleri çevremdeki insanlarla paylaşmak amacıyla üç yıldır su altı fotoğrafçılığıyla ilgileniyorum. Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak mensubu olmaktan mutlu olduğum ve temel fotoğrafçılık eğitimimi aldığım Mersin Olba Fotoğraf Derneği çatısı altında su altı ile ilgili ‘Hayat Dalınca Güzel’ , ‘Derin Rüya’ ve ‘Hayallerim Suya Düştü’ isimli üç gösteri yaptım. Çektiğim fotoğrafları dostlarım ve fotoğrafa gönül veren insanlarla paylaşmak beni her zaman mutlu ediyor.

Yusuf Ziya ÇAKIR